12 10 2010

HOŞGELDİNİZ

 
 
 

ae902211.gif
 
 
 Image and video hosting by TinyPicImage and video hosting by TinyPic
 
 
Image and video hosting by TinyPic
 
 
 
Image and video hosting by TinyPic
 
 
 
Image and video hosting by TinyPicÖZGEÇMİŞImage and video hosting by TinyPic
ERTEKİN KAYA     
Kağızman-KARS Doğumlu

 

İlk ve orta öğrenimini Kağızman'da, mesleki okulu Rize İlköğretmen okulunda tamamladı.
İlkokul Öğretmenliği sırasında Türkiye Öğretmenler Sendikası İlçe Başkanlığı görevini üstlendi.
Daha sonra, yüksek öğrenimini Gazi Eğitim Enstitüsü Resim-İş Bölümü Grafik Sanatlarda tamamlayarak Lise Öğretmenliğine atandı. Yozgat-Sarıkaya ve Kars-Kağızman Lisesi; Resim-İş ve Sanat Tarihi Öğretmenlikleri, Lise Müdürlüğü görevlerinde bulundu.
Lise Müdürlüğü sırasında taşrada İlçe Halk Kütüphanesini kurdu. Nakil ile Artvin Milli Eğitim Müdürlüğünde kısa süre görev yaptıktan sonra kurumlar arası geçişle TC Ziraat Bankası Genel Müdürlük Ressamı ve Reklam-Halkla İlişkiler Sorumlusu olarak görev aldı. Bu Görevde iken Ankara ve Taşrada Kişisel Resim Sergileri açtı, birçok grup resim sergilerine katıldı. Söz konusu Kamu kuruluşunda bir süre görev yaptıktan sonra serbest ticari yaşama atıldıBaşkent Ankara'da Reklam Ajansı kurdu.
İnsan Hakları Evrensel Bildirisi ve Trafik Konulu, ödüllü Afişleri; PTT Filateli bölümünde hatıra serisi pul Kompozisyon ödülleri ve Basılı pulları; Devlet Resim ve Heykel Müzesinde, Ziraat Bankası, Merkez Bankası, Türkiye İş Bankası Koleksiyonlarında ve Özel Koleksiyonerlerde tabloları bulunmaktadır.
Ticari çalışma dönemi içerisinde TÜSİAV (Türk Sanayici ve İş Adamları Vakfı) Kurucu Üye ve Genel Başkan Yardımcılığı görevlerinde bulundu.
Aynı ticari dönem içerisinde TBMMde Danışman olarak görev yaptı.
Nisan 2000 yılında, Antalya'ya yerleşti. Aynı yıl içerisinde Hemşehirlerine yönelik bir Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneğinin kuruluşuna öncülük ederek otokontrole çekildi.
Altın Portakal Film Festivali, Kısa Metraj Film, Video Film Yarışması Jüri Üyeliği yaptı. 
Kısa bir süre Antalya Kent Müzesi Girişimcileri Dernek Başkanlığı görevini yürüttü.     
Antalya Kent Konseyinde, branşıyla ilgili kurullara katılmakta; bilgi, proje geliştirererk yaşama geçirilmesine çalışmakta, artan zamanlarda da sanat üretmekte...
ANSAN üyesi olup, her yıl Devlet Güzel Sanatlar Galerisi ve Ansan karma sergilerine de katılmaktadır.

 

Image and video hosting by TinyPic

 

3Ben, gönlü temiz insana kurban olayım
Gezsin başım üstünde, onu hoş tutayım.
Ömer Hayyam
 
Image and video hosting by TinyPic
   
  
 
Image and video hosting by TinyPic

HOŞ GELDİN
Hoş geldin!
Kesilmiş bir kol gibi
          omuz başımızdaydı boşluğun...
Hoş geldin!
Ayrılık uzun sürdü.
Özledik, gözledik...
Hoş geldin!
Biz bıraktığın gibiyiz.
Yalnız ustalaştık biraz daha
                           taşı kırmakta,
dostu düşmandan ayırmakta...
Hoş geldin!
Yerin hazır.
Hoş geldin.
Dinleyip diyecek çok.
Fakat uzun söze vaktimiz yok.
        
Nazım Hikmet Ran

 

ATATÜRK...

Gençliğinde kot pantolon giyememiş.

Sevgilisinin elinden tutup, hasılat rekorları kıran bir sinema filmine gidememiş...
Padişah ona Trablusgarp Cephesi'nde görev verdiğinde, lüks uçak şirketinin, first class koltuğunda viskisini yudumlayarak görev yerine gidememiş...

Halkına bağımsızlık fikrini anlatabilmek için kortej eşliğinde Mercedes'lerle gezememiş Anadolu'yu...
Kurtuluş hareketini başlatmak için 19 Mayıs'ta Samsun'a ayak basan ayağında  spor ayakkabısı ya da kovboy çizmesi yokmuş...
Kazandığı her savaştan sonra savaş sahasına fırlayıp moral veren mini etekli ponpon kızlar da yokmuş...
Tarih kitaplarına bakılırsa, Yunanlıları İzmir'den denize döktükten sonra timsah yürüyüşü de yapmamışlar...
Ülkesinde yapacağı devrimleri,  unutmamak için not alacağı bir cep bilgisayarı olmadığı gibi, kendisine suikast girişiminde bulunacakları da cep telefonundan öğrenememiş!
Atatürk için üzülüyorum.

Dağ gibi adam, bir radyo programına faks çekemeden, İsmet Paşa için Safiye Ayla'dan bir istek parçası isteyemeden gitti ..

Lozan Zaferi'nden sonra veya Cumhuriyet'in ilanından sonra arabaya atlayıp sabahlara kadar korna çalıp, elinde bayraklarla sokaklarda tur atamadı.

Evinin balkonuna çıkıp, bir şarjör mermiyi havaya sıkamadı.
Atatürk'e üzülüyorum...

Sen kalk, dört kadınla evlenebileceğin bir dönemde dünyaya gel, sonra değerini bilmeyip tek kadınla evlilik sistemini getir.

Aaaah ah...
Çılgın diskolara gitmek, sabahlara kadar içip, içip rock yapmak, babasının mersedesini alıp söyle bir Emirgan turu çekmek dururken...
Bunları yapmadı Atatürk...

Keyif çatmadı...
Tüm hayatını ülkesinin kurtuluşuna ve uygarlaşmasına harcadı...

BÜTÜN SUÇU

SADECE 2 KADEH RAKI İÇMEKTİ..!

Aynen gemilerin limanları gibi

Zaman zaman uğradığın

Yükünü boşalttığın

Dalgalar dininceye kadar beklediğin...

Sonra açık denizlere uğurlamalı seni,

Geri döneceğin günü beklemek umuduyla

Bazen rüzgara o açmalı yelkenini

Yanağına konan bir öpücüğün coşkusuyla

Halatlarını çözmeli

Seni çok ama çok özlemeli

Dostları olmalı insanın,

Ermiş, bilge, hayatı ezbere okuyabilen

Düşünmediklerini düşündüren

Seni bir cambaz ipinde güvenle tutabilen

Gerektiginde senin için ateşi yutabilen

Yolunu ısıtan ustan olmalı,

Şekillendirmeyi öğretmeli hayatın çömleğini

Sana verebilmeli soğuk bir kış gününde

Üzerindeki tek gömleğini.

Oğuzkan Bölükbaşı

 

 

 
Image and video hosting by TinyPic
 

125
0
0
Yorum Yaz